Ören Yerleri

 

ARİASSOS: Antalya kıyısını kuzeydeki Anadolu platosuna bağlayan boğaz olan 924 m. yükseklikteki Çubuk Belinin batısında, Akkoç Köyüne l km. mesafede Ariassos Antik Kentinin kalıntıları bulunmaktadır. Döşemealtı İlçe sınırlarında yer alan  Kentin Antalya'ya uzaklığı 45 km.dir. Kent, diğer Pisidya kentleri gibi M.Ö. 3000'li yıllarda kuzeyden göçen İskitler içerisindeki Etrüsk Boyları tarafından kurulmuştur. Diğer Pisidya kentleri ile birlik içerisinde olan Ariassos, konumu itibariyle Antalya Ovasını Anadolu Platosuna bağlayan yol üzerinde bulunması nedeniyle geçiş ücreti ve haraç ile yaşamıştır. Kentte antik dönemde; bağcılık, şarapçılık ve zeytinyağı üretiminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kentin Geç Roma Döneminde yaşadığı deprem neticesi yıkıldığı ve bu nedenle terk edildiği sanılmaktadır. Kentte bugün, Roma Döneminde yapılmış üç kemerli bir giriş kapısından başka hiçbir yapı ayakta olmayıp tamamen yıkılmış durumdadır. 5 m. yüksekliğinde olan kemerli kapının hemen arkasında, doğudaki yamaçta bir gymnasion ile bir yazıtlı taş görülmektedir.





TERMESSOS: Orman içinde korunan ören yerlerinin en çarpıcılarından biri olup, aynı adı taşıyan Milli Park içinde yer alır. Beydağları-Termessos Milli Parkı; bitki örtüsü ile bölgenin botanik, yaban keçisi sürüleri ile de açık hayvanat bahçesi görünümündedir. Antalya-Korkuteli karayolunun 24. km.den sola tırmanan özel yolla 1050 m. yükseklikte, Güllük Dağı'ndaki kalıntılara ulaşılabilir. Şehrin kalıntıları, Antalya-Korkuteli karayolu üzerindeki Yenicekahve yakınında bulunan Hellenistik Devir suru ile başlar ve Güllük Dağının zirvesine kadar devam eder. Otoparktan sonra şehre tırmanan patika takip edildiğinde, sağ yanda İmparator Hadrian devrinde yapılmış İon düzenindeki tapınağın basamak ve anıtsal girişine rastlanır. Aşağı şehir surları ve su koyağının bulunduğu alanda güneye doğru tırmanmaya devam edilirse, solda yer yer birinci katı ayakta kalmış Gymnasiuma ulaşılır. Birçok oda ve salondan oluşan yapının güneybatısında, arkalarında dükkânlar bulunan sütunlu cadde yer alır. Hemen yakınında kanalizasyon şebekesinin mükemmelliğini gösteren kanallar hala görülebilir.
Düzlüğe çıkıldığında, orman gözetleme noktasına giden patikanın solunda şehrin birçok resmi yapısının bulunduğu alana ulaşılmış olur. Düzlükteki ilk kalıntı agoraya aittir. Batısındaki portiko veya stoa, II. Attalos zamanında (İ.Ö. 159–138) inşa edilmiş olup Dor düzenindedir. Agoranın doğusunda, yamaca yaslanmış olan ve Antalya Körfezi'ni görebilen konumdaki tiyatro yer alır. Hellenistik Devirde yapılmış olup, Roma Devrinde onarılıp sahne binası eklenmiştir. Tiyatronun yaklaşık 100 m. güneybatısında çatı yüksekliğine kadar ayakta duran meclis binası bulunmaktadır. Agoranın doğusundaki düzlükte ise birbirine geçişli 5 adet sarnıç, derinlik ve genişlik açısından benzersizdir. Şehrin güneybatısında, "Kurucunun Evi" olarak adlandırılan Roma tipinde fevkalade güzel bir villanın kalıntıları yer almaktadır. Cephe duvarı Dor düzeninde olan ve 6 m. yüksekliğe erişen yapı, kapısının sol tarafındaki kitabeden dolayı 'Kurucunun Evi" adını almıştır. Termessos, çok sayıda tapınağa ve çok geniş mezarlık alanlarına sahiptir. Mezarlarının çeşitliliği ve bezemeleri oldukça zengindir. Bunlardan Büyük İskender döneminin önemli komutanlarından Alketas'ın mezarı (İ.Ö. 319) ve diğerleri şehir tarihine ışık tutmaları açısından da önemlidirler.








KARAİN MAĞARASI: Döşemealtı İlçesi’nin tarihi hazinelerinden olan Karain Mağarası, Antalya’nın yaklaşık 30 km.kuzeybatısında bulunmaktadır. Eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 km uzaklıkta bulunan Yağca Köyü sınırları içindeki Şam (Çam) Dağı’nın Akdeniz’e bakan kalkerli sarpça yamaçlarında yer alan çadır tepesi içine oyulmuş doğal bir mağaradır. Karain Mağarası Antalya Ovasından yaklaşık 150 m, denizden ise 650 m. yükseklikte bulunmaktadır. Mağarada yapılan arkeolojik kazılarda Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Kalkolitik, Bronz Çağı ve daha sonraki devirlere ait eserler bulunmuştur. Mağara geç devirlerde tapınak olarak da kullanılmıştır.